Avrupa Komisyonu bu projeyi Erasmus+ Proje Sonuçları Platformu’nda çevrimiçi olarak yayınlamıştır. Resmi olarak projemizin açıklamasına aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz: https://ec.europa.eu/programmes/erasmus-plus/projects/eplus-project-details/#project/2020-1-TR01-KA226-VET-098150

Proje Başlığı: Vahşi Katı Atık Depolama Sahalarını İyileştirerek Çevre ve Su Kaynaklarımıza Yönelik Tehlikeleri Azaltmak için Akıllı Karar Sistemleri

Proje Süresi: 01.06.2021-31.05.2023

Proje Özeti: SMARTEnvi projesi, vahşi katı atık depolama sahalarını iyileştirerek çevre ve su kaynaklarımıza yönelik tehlikeleri azaltmak için yenilikçi dijital araçlar, eğitim yöntemleri ve malzemeler geliştirmeyi, denemeyi ve test etmeyi amaçlamaktadır. Projenin çıktıları olan yeni geliştirilecek akıllı karar sistemleri, yeterlilik araçları, çok dilli e-öğrenme platformu, öğrenme modülleri ve akıllı rehberlik el kitabı, sürdürülebilirlikle ve konuyla ilgili çeşitli sektörlerde çözümlere ve yetkinliklerin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır. Projenin hedef kitlesini ilgili sektörlerdeki mühendisler ve diğer teknik personel, karar vericiler ve araştırmacılar oluşturmaktadır. Proje aynı zamanda hedef kitleleri, değişimin gerçek faktörleri haline getirmek için yenilikçi uygulamaların test edilmesini de sağlayacaktır. 

İnsanların özellikle kentsel alanlarda yarattığı katı atık, tüm dünyada yerel yönetimlerin çözmekle yükümlü oldukları önemli bir sorundur. Çok farklı kaynaklardan çıkan yüksek miktardaki katı atıkların bertarafı yerel yönetimlere yüksek bir ekonomik külfet getirmektedir. Katı atıkların bertarafı uygun bir şekilde gerçekleştirilmediğinde çevresel sorunların ortaya çıkmasının yanı sıra insan hayatını da olumsuz yönde etkilemektedir. Günümüzde katı atıkların bertaraf edilmesinde en fazla kullanılan yöntem düzenli depolama yöntemidir. Ancak düzenli depolama yöntemine geçilmeden önce katı atıklar vahşi depolama yöntemiyle şehir dışındaki herhangi bir alana gelişigüzel bırakılmaktaydı. Düzenli depolama yöntemi kullanmaya başlayan ülkelerde bile eskiden kalan vahşi depolama sahaları çevre ve insan sağlığını etkilemeye devam etmektedir. Vahşi depolama yönteminde üç önemli ve hayati sorun vardır. 1) Anaerobik ortamda biyolojik olarak parçalanan katı atıklardan kaynaklanan ve karbondioksite göre 28 kat fazla sera gazı etkisine sahip olan CH4 gazıdır. CH4 gazı havayla %5-15 oranında karıştığında patlayıcı, %15’in daha üzerinde bir oranda karıştığında yanıcı bir gazdır. 2) Sızıntı suları ve toprak özelliklerinde değişim. Sızıntı suları, yağış sularının katı atıkların üzerine yağması ve aynı zamanda katı atıkların kendi su içerikleri sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Toprak özelliklerindeki değişim pek çok organik ve inorganik kirliliği içinde barındıran sızıntı sularının miktarını ve hızını arttırır. Bu sular topraktan süzülüp yeraltı sularına karışarak içme suyu kaynakları ve doğal çevre için önemli riskler oluşturur. 3) Vahşi depolama sahalarında yapısal stabilite.

Yukarıda bahsedilen önemli sorunlardan dolayı, artık kullanılmayan vahşi depolama sahalarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Avrupa Birliği’nin atıkların depolanması ile ilgili (No: 1999/31/EC) direktifi bulunmakta ve bu direktif aynı zamanda depolama faaliyetlerinin çevreye olan etkilerini tamamen engellemek veya en aza indirmek amacıyla alınması gereken sınırlamaları ve prosedürleri de tanımlamaktadır. Bu proje kapsamında, düzenli depolama sahası kurulduktan sonra unutulan, göz ardı edilen ancak potansiyel bir tehlike olarak hala var olan vahşi depolama sahalarının iyileştirilmesi konusunda hedef kitlelere yönelik çıktıların oluşturulması planlanmaktadır. Avrupa Birliği üyesi veya adayı olan pek çok ülkede vahşi depolama sahaları hala önemli çevresel sorun teşkil etmektedir.  Bu projenin ortakları, vahşi depolama sahalarının kendi ülkelerinde çevresel bir tehlikeyi temsil etmesi ve yeni teknolojileri, güncel modern eğitim araçları, materyalleri ve metodolojileri içeren karar sistemlerine önemli bir ihtiyaç olduğundan bir araya gelmektedir. 

Belirtilen tüm bu katkılara ek olarak, SMARTEnvi projesi, olumsuz istihdam koşullarından etkilenenlerin yeni teknolojileri içeren akıllı karar araçları, güncel modern eğitim araçları ve materyalleri ve farklı yöntemler gibi proje ürünleri vasıtasıyla becerilerini artırarak veya yeniden beceri kazanmalarını sağlayarak yeni iş fırsatlarının yaratılmasını da destekleyebilir niteliktedir.